Yeni bir dil öğrenmeye başladığımızda hepimizin kabusu aynıdır: Gramer (Dilbilgisi).
Hele ki biz Türkler, sondan eklemeli bir dil konuştuğumuz için beynimiz sürekli “matematik problemi çözer gibi” çalışır. Türkçe öğrenmeye çalışan garip bir yabancıyı düşünün. Sadece “Gelmek” fiilini kullanarak derdini anlatması için neleri ezberlemesi gerekir?
- Gel-i-yor-um (Şimdiki zaman)
- Gel-di-m (Geçmiş zaman)
- Gel-e-ceğ-im (Gelecek zaman)
- Gel-me-li-y-im (Gereklilik)
- Gel-se-y-di-m (Şartın hikayesi… Buraya gelince genelde ağlamaya başlarlar)
Yabancı bir arkadaşınıza “Gelmişşemdir” kelimesini açıklamaya çalıştığınızı hayal edin. İmkansız değil mi?
Şimdi size bir müjdem var. Öyle bir dil düşünün ki; fiil çekimi yok, çoğul eki yok, cinsiyet ayrımı (der/die/das) yok, kelime bükülmesi yok.
Evet, Tayca’dan bahsediyorum. Tay alfabesi gözünüzü korkutmuş olabilir (ki o konuyu Tavuklarla çözdük), ama gramer konusunda Tayca, dünyanın en “tembel” ve en “pratik” dillerinden biridir.
Gelin, Tayca gramerinin neden bir “Lego Oyunu” olduğunu ve neden “Tarzanca” konuşarak bu dilde profesör gibi görünebileceğinizi inceleyelim.
Tayca Bir “Lego” Dilidir, “Oyun Hamuru” Değil!
Dilbilimciler dilleri yapılarına göre ayırır.
- Türkçe “Oyun Hamuru” gibidir (Sondan Eklemeli): Kelimeyi alırız, sonuna ekler yapıştırır, büker, şeklini değiştiririz. “Ben” kelimesi cümlenin içinde “Bana”, “Benimle”, “Bendeki” gibi binbir kılığa girer.
- Tayca ise “Lego” gibidir (İzole Dil): Kelimeler, fabrikadan çıkmış Lego parçaları gibidir. Asla şekil değiştirmezler, bükülmezler, ek almazlar. Sadece yan yana dizilirler.
“Gitmek” kelimesi Tayca’da “Pai” demektir. Geçmişte de Pai, gelecekte de Pai, senin için de Pai, benim için de Pai.
Bu parçayı asla yontmanıza gerek yoktur. Sadece doğru renkteki parçayı (zaman kelimesini) yanına koymanız yeterlidir.
1. Zaman Yolculuğu: Sadece “Dün” Demeniz Yeterli
Türkçede zamanı değiştirmek için fiilin sonunu değiştiririz (Gid-eceğim). Tayca’da ise fiile dokunmazsınız, sadece cümlenin başına veya sonuna bir “zaman belirteci” koyarsınız.
Örnekler üzerinden gidelim. Tayca’da “Phom” (Erkekler için Ben) ve “Pai” (Gitmek) kelimelerini kullanalım.
A) Geniş Zaman
- Türkçe: (Ben) Giderim.
- Tayca:Phom Pai. (Kelime kelime: Ben Gitmek)
- Gördüğünüz gibi, tam bir Tarzanca! “Ben Jane’i sevmek” sadeliğinde.
B) Gelecek Zaman
Gelecek zaman yapmak için fiilin önüne küçücük bir “Ja” (ecek/acak) parçası koyarız. Fiil yine değişmez.
- Türkçe: (Ben) Gideceğim.
- Tayca: Phom “Ja” Pai. (Kelime kelime: Ben “ecek” Gitmek)
Eğer “Yarın” kelimesini eklerseniz, “Ja” demenize bile gerek kalmaz.
- Tayca: Phom Pai Phrung-ni. (Kelime kelime: Ben Gitmek Yarın) -> Yarın giderim/gideceğim.
C) Geçmiş Zaman
Bu en kolayı. Cümlenin sonuna “Laew” (Zaten/Bitti) kelimesini eklemeniz yeterli. Veya cümlenin başına “Dün” demeniz yeterli.
- Türkçe: (Ben) Gittim.
- Tayca:Phom Pai “Laew”. (Kelime kelime: Ben Gitmek Zaten)
- Mantık şudur: Eylem gerçekleşti mi? Evet. O zaman “zaten” bitti.
Gördünüz mü? Fiil (Pai) hiç değişmedi. Sadece yanındaki arkadaşlar değişti.
2. Çoğul Eki mi? O da Ne?
İngilizce öğrenirken “Child – Children”, “Foot – Feet” gibi düzensiz çoğulları; Türkçedeki “-lar, -ler” uyumlarını unutun.
Tayca’da bir şeyin çoğul olduğunu belirtmek için, kelimeyi değiştirmezsiniz. Ya sayıyı söylersiniz ya da “çok” dersiniz.
- Dek: Çocuk
- Dek: Çocuklar
- Dek Song Khon: İki çocuk (Kelime kelime: Çocuk İki Kişi)
- Dek Yoe: Çok çocuk (Kelime kelime: Çocuk Çok)
Kelimeye “-s” takısı eklemeye veya “-lar” eklemeye çalışmayın. Taylandlılar israfı sevmez; bağlamdan anlıyorlarsa ek koymazlar.
3. “Senin, Benim, Onun” Kavgası Yok
Türkçede iyelik (sahiplik) ekleri de karışıktır. “Ev” -> “Evim“. Tayca’da sahiplik belirtmek için kelimelerin arasına “Khong” (ait) kelimesini koyarsınız. Hatta çoğu zaman onu bile koymazsınız, sadece yan yana dizersiniz.
- Baan: Ev
- Phom: Ben
- Baan (Khong) Phom: Benim Evim. (Kelime kelime: Ev [ait] Ben)
Yani aslında “Ev Ben” diyorsunuz ve herkes bunun “Benim evim” olduğunu anlıyor.
Peki, Zor Olan Hiçbir Şey Yok mu?
“Bu kadar kolay olamaz, hani nerede bu işin tuzağı?” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette her güzelin bir kusuru vardır. Tayca gramerinin kolaylığının bedeli, Kelime Dizilimi (Syntax) konusundaki katılığıdır.
Türkçede “Seni seviyorum” cümlesini; “Seviyorum seni”, “Seni ben seviyorum” diye karıştırabiliriz çünkü ekler kimin ne yaptığını belli eder.
Tayca’da ek olmadığı için KİMİN NEREDE DURDUĞU hayati önem taşır.
- Phom Rak Khun (Ben Sevmek Sen) = Seni Seviyorum.
- Khun Rak Phom (Sen Sevmek Ben) = Beni Seviyorsun.
Eğer kelimelerin yerini değiştirirseniz, anlam tamamen tersine döner. “Köpek adamı ısırdı” yerine “Adam köpeği ısırdı” diyebilirsiniz. Bu yüzden Tayca konuşurken kelimeleri doğru sıraya (Özne + Yüklem + Nesne) koymaya dikkat etmelisiniz.
Sonuç: Tarzanca Konuşmanın Özgürlüğü
Bu siteyi kurarken benim de en büyük korkum “Ben bu dili nasıl öğreneceğim?” idi. Ancak gramer yapısını incelediğimde rahatladım.
Tayca öğrenmek; karmaşık formüller ezberlemek değil, kelimeleri bir boncuk gibi ipe dizmektir.
- Ben + Yemek + Aç = Açım.
- Sen + Git + Nereye = Nereye gidiyorsun?
- Fiyat + Ne kadar = Ne kadar?
Eğer lisedeki İngilizce derslerinde “Present Perfect Continuous Tense” yüzünden travma yaşadıysanız, Tayca sizin için bir rehabilitasyon merkezi gibi olacak.
Korkmayın, hata yapmaktan çekinmeyin. Çünkü Tayca’da yanlış fiil çekimi yapma şansınız yok, çünkü fiil çekimi yok!
Şimdi ilk “Lego” parçalarımızı birleştirmeye hazır mısınız?


